Yeni Ahmet Kaya Belgeseli Geliyor

26 Ekim 2010
958 kez görüntülendi

Yeni Ahmet Kaya Belgeseli Geliyor

ahmet kaya belgeseli

Ahmet Kaya’nın hayatı belgesel oluyor habertürk kanalından edindiğim bilgilere göre çok yakında yeni ahmet kaya belgeseli çıkıyor 64 dakika olan belgeselin yapımı bitti çok yakında internet ortamında yayınlanmaya başlayacak olan ahmet kaya belgeselini buradan sitemizden izleyebileceksiniz.

Yeni Ahmet Kaya Belgeseli ile ilgili gelişmeleri bu konudan takip edebilirsiniz. Bu konu hakkında yorumlarınızı eksik etmeyin arkadaşlar.

Yeni Ahmet Kaya Belgeseli Çok Yakında Burada

[pro-player width=’630′ height=’353′ type=’video’]http://video.ak.fbcdn.net/cfs-ak-snc4/48534/57/1508723111718_29689.mp4?h=34c2d4549c6d156f3905c0642fd1bb93&r=1210[/pro-player]

Ahmet Kaya’nın Hayatı

1957 yılında Adıyaman’dan Malatya’ya göç etmiş Kürt kökenli bir baba ile Erzurumlu bir annenin beşinci çocuğu olarak doğdu..[2] Babası Sümerbank mensucat fabrikasında çalışan bir işçiydi. İlkokulu Malatya’da okudu ve kendi hayatını anlattığı bir belgeselde müzikle altı yaşında babasının hediye ettiği bağlama ile tanıştığını söyler. Okuldan geri kalan zamanlarında plak ve kaset satan bir dükkânda çalışmaya başladı. Ailesinin geçim sıkıntısı çekmesi nedeniyle 1972’deİstanbul Kocamustafapaşa’ya göç ettiler ve okulu bıraktı. İşportacılık ve çıraklık gibi çeşitli vasıfsız işlerde çalıştı. Bu dönemde küçük bir yerleşim yerinden, büyük bir şehre taşınmanın ve alışmanın sıkıntılarını yaşadı. Bu sıkıntılarını Aynalar isimli belgeselde şöyle dile getirdi:

“ Onlarla konuşmuyordum çünkü onlarla konuşamıyordum. Giyimleri başkaydı, konuşmaları başkaydı. Onlar gibi konuşmaya çalışıyordum. Mesela terziye gidip, onlar gibi pantolon diktirmeye filan başlamıştım. Terzinin yaptırdığı pantolonların üzerime uymadığını görüyordum. Onlara yakışıyordu bana yakışmıyordu. Bir kız vardı bizim okulda, herkesin bir aşkı vardır, çocukluk aşkı. Bir gün gittim dedim ki: “biraz seninle konuşak beş dakika, kaçıyorsun hep”.. Bana dedi ki: Rica ederim. Öyle bir ağrıma gitti ki : Bende sana rica ederim dedim.. Ben o zaman anlamını bilmiyordum, yani onu bir küfür zanettim.[3] ”

16 yaşında yasak afiş basmaktan hapse atıldı.[4] Daha sonra birkaç arkadaşıyla birlikte Halk Birimleri Derneği’nin çalışmalarına katıldı. Bu çalışmaları sırasında çeşitli etkinliklerde bağlama çalmaya devam etti. 1 Mayıs 1977 yılında yaşanan olaylara tanık oldu. Boğaziçi Üniversitesinde yapılan bir etkinlikte Ruhi Su ile tanışma fırsatı buldu, Mahsus Mahal isimli Ruhi Su türküsünü söyledi. Halk Birimleri Derneği’nde Emine isminde bir kızla tanışıp nişanlandı. 1978 yılında Gelibolu’da askerlik yaptı, bu arada orkestrada müzik çalışmalarına devam etti. Askerlik dönüşü Gülten Kaya ile evlendi ve 1982 yılında kızları Çiğdem doğdu.

Ahmet Kaya’nın İlk profesyonel çalışmaları:
İşsizlik ve parasızlık sebebiyle ekonomik zorluklar çeker. Bu sırada eşi kendisinden ayrılır. Bu ekonomik sorunlarından kurtulmak için kendi deyimiyle “sistemin tersine hareket” ederek hapse girmeye çalışır. Bunun için uzun uğraşlar sonucu çıkardığı Ağlama Bebeğim albümünü 1985 yılında yayımlar. İstanbul Şan Tiyatrosu’nda minik bir konser verir. Yayımlandığı yıl albüm toplatılır, fakat daha sonra sansürü kaldırlır. 1985’de ikinci albümü Acılara Tutunmak için birinci albümde olduğu gibi Değişim stüdyosuyla anlaşır. Stüdyonun sahibi, o sıralarda Metris Askeri Cezaevi’nde olan Selda Bağcan’ın kardeşidir. Cezaevinde tanıştığı Gülten Hayaloğlu ile Ahmet Kaya’nın tanışmasına aracılık eder. Albüm yayınlandıktan sonra evlenirler. Gülten Hayaloğlu hapishanede idam cezasına mahkum olan Nevzat Çelik’in Şafak Türküsü şiirini Ahmet Kaya’ya iletir. Bunun üzerine geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan albüm, 1985 yılında yapılıp 1986’da piyasaya çıkan Şafak Türküsü olur. Bu albümde aranjör Oğuz Abadan’la çalışır ve hemen hemen tüm besteleri kendisi yapar. Aynı yıl An Gelir albümünü yayımlar. 1987 yılında kızı Melis doğar…

Ahmet Kaya’nın Müzikal tarzı:
Boğaziçi Üniversitesi’nde Ruhi Su ile tanışıp Mahsus Mahal isimli türküyü çaldığı zaman, Ruhi Su bağlamanın bu şekilde, at teper gibi çalınmayacağını söyler. Yıllar sonra Ahmet Kaya verdiği konserin birine “Bağlama Böyle de Çalınır” ismini verir.

İlk dönem albümlerinde genel olarak bağlamaya ağrılık verdi. Pop, Türk Halk Müziği ve Arabesk kategorisine dahil edilemediği için müzikal türüne Devrimci Arabesk denilmektedir. [7] Fakat kendisi müzik tarzının Devrimci Arabesk veya protest olarak tanımlanmasına karşı çıkar. [8] Sözlerini kendisinin yazdığı bestelerle beraber, Attilâ İlhan, Can Yücel, Nevzat Çelik, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Enver Gökçe, Ahmed Arif gibi tanınmış şairlerin şiirlerini de bestelemiştir. Genellikle şarkılarında toplumsal meseleler işlenir. Yirmi iki albümünden sadece bir tanesinde Kürtçe şarkı vardır.

Ahmet Kaya’nın Hakkındaki suçlamalar:
Yasal suçlamaların yanında, bazı topluluklar tarafından yoksulluk edebiyatı yapmak, lüks yaşam sürmek gibi konularda eleştiriler alır..[9] Bu eleştirilere yanıtı:

“ Benim hiç mercedesim olmadı. Şimdiki arabam mercedesden daha pahalı, jeep olduğu için gözüne batmıyor insanların. Salaklaşmamak lazım bunlar önemli şeyler, yani.. Biz insanların yoksulluğunu savunmadık, bizler yaşamımız boyunca insanların zenginliğini savunduk…Yani ben jeepe binsem mercedese binsem bunlar önemli şeyler midir? Ben tarihin yüklediği misyonu yerine getiriyor muyum bu önemli…Tam 30 sene aç yaşadım bu ülkede, 30 yıl boyunca..Bütün lokantaların kenarlarına gidip, o lahmacunların nasıl çıktığına baktım…Artık ben bu saatten sonra bunu yerim ve kimse bunu engelleyemez…[10] ”

Birçok albümünün toplatılmasının ve konserlerinin iptal edilmesinin yanı sıra, 10 Şubat 1999’da Magazin Gazetecileri Derneği’nin Princess Otel kongre salonunda düzenlenen ödül töreninde yılın en iyi sanatçısı ödülünü aldı ve ödül konuşmasında: Ben bu ödül için İnsan Hakları Derneği’ne, Cumartesi Anneleri’ne, tüm basın emekçileri ve tüm Türkiye halkına teşekkür ediyorum. Bir de bir açıklamam var: Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayımlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayımlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum. dedi. Bunun sözleri üzerine davetliler tepki gösterip, küfür etmeye, çeşitli eşyalar fırlatmaya başladı.[11] [12] MGD görevlileri tarafından kongre salonundan, olağan koşullarda dışarıya çıkartıldı.[13]

Bu olayın hemen sonrasında Ahmet Kaya’nın 1993 yılında Berlin’de Kürt İşadamları Derneği’nin düzenlediği bir gecede verdiği konsere ilişkin fotoğrafların Hürriyet gazetesinde yayınlanması[14] üzerine “bölücü PKK örgütüne yardım ve yataklık yaptığı ve halkı ırk farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” iddiasıyla hakkında İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde toplam 10.5 yıl ağır hapis istemiyle iki ayrı dava açıldı.[15] Haziran 1999’da Türkiye’den ayrıldı. Yargılamaların sonucunda toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.[16], ancak yurt dışında olduğu için hapse girmedi. Daha sonra bu görüntülerin düzmece olduğu belirlendi. [17]

Bu arada Ordu Valiliği Kaya’nın kasetlerinin kentte satılmasını ve bulundurulmasını yasakladı.[18] 1999 yılında Münih’de PKK yanlıları tarafından düzenlendiği konserde ‘‘Arabamı o şerefsizlerin memleketinde bıraktım’’ dediğini iddia eden Hürriyet gazetesi haberi için hakkında DGM tarafından bir kez daha soruşturma başlatıldı.[19] 9 Şubat 2000 yılında Zaman gazetesine yaptığı röportajda Ben “3 tane şerefsizin yüzünden ülkemde arabama bile binemedim.” dedim diyerek yalanladı. [20] Yine Almanya’da 1999 yılında Münih şehrinde Barış, Demokrasi ve Özgürlük Festivali isimli organizasyonda verdiği konserde Kürdüz Ölene Kadar, Vallahi biz dostu özledik, Kürdüz sonuna kadar, Vallahi Apo’yu özledik” sözlerinin geçtiği şarkıyı söyledi.(Daha sonraları Ahmet Kaya ile ilgili eşi Gülten Kaya’nın yaptığı bir açıklamada; “Ahmet Kaya’nın “vallahi barışı özledik,vallahi apoyu özledik”sözü geçen şarkıda tutuklanan terör örgütü lideri apo’nun terör örgütü mensuplarına silahı bırakmaları çağrısı üzerine bu şarkıyı yaptığını söylemiştir.) [21]

Ahmet Kaya’nın Ölümü
Ahmet Kaya, 2000 yılında Hoşçakalın Gözüm isimli albümünün kayıtlarını yaparken, Paris’in Porte de Versailles semtindeki evinde bir gece kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Bu albümde Karwan isimli şarkıyı seslendirdi. [22] Cenaze merasimi Paris Kürt Enstitüsü’nde yapıldı.

Ölümünden sonra , 2002 yılında Ahmet Kaya’nın şarkılarını 20 ünlü sanatçının söylediği Dinle Sevgili Ülkem isimli bir albüm yapılmış , Magazin Gazetecileri Derneği’nin gecesinde duyurduğu Kürtçe Karwan (Kervan) parçasının ve klibinin de bulunduğu Hoşçakalın Gözüm, Biraz da Sen Ağla albümü yayımlandı. Père-Lachaise mezarlığındaki mezarı 2003 yılında tekrar düzenlendi. Mezar ağırlığının yaklaşık 3,5 ton olduğu söylenmektedir. Üzerine kardelen motifleri, enstrümanlar, Kastamonu yazması, İstanbul silueti, şarkı sözleri ve büstünün bulunduğu bir mezardır. [23] Kalsın Benim Davam ve Gözlerim Bin Yaşında (Aralık 2006) adlarında dört albümü daha yayınlanmıştır.

4 Eylül 2007’de, Türkiye’de kendi ismine açılan tek yer olan, Ahmet Kaya Halk Evi Batman’da açıldı.[24] 2009 yılında AKP hükümetince mezarının Paris’ten Türkiye’ye taşınması konusunda fikirler ortaya atıldı.[25]

2010 Ahmet Kaya Belgeseli izle

Yeni Ahmet Kaya Belgeseli Geliyor Haberine Ait Etiketler

DMCA.com

Yorumlar

  1. nevbahar diyor ki:

    Yeni Anayasa’nın kabulünün ardından geldiğim Tunus’ta çok verimli temaslar gerçekleştirdim. Severim sizi mutlaka yorumlarımı okuyun ve mümkünse cevaplayın.

  2. Polat kaya diyor ki:

    Ahmet kaya’nın hayatını bizimle bu şekilde paylaştığınız için çok teşekkürler. Şimdiye kadar baya site dolaştım çoğusunda olayları çarpıtmışlar. Yalan dolanlarla Ahmet kaya’yı vatan haini(!) gibi göstermişler. Ahmet kaya’ya haksızlık yapanlar elbet cezalarını görecekler. Bu dünyada olmasa da öbür dünyada mutlaka bu yaptıklarının hesabını vereceklerdir. Irkçılık kimsenin yanına kâr kalmaz… Gün gelecek tarih bu büyük insanları ölümsüzleştirdiği gibi onlara zulüm edenleri de tarihe karıştıracaktır.

  3. Baran diyor ki:

    teşekkürler sabırsıklıkla belgeselin yayınlanmasını bekliyorum ahmet kaya sevilmeyecek bir adam değil büyük haksızlık yapıldı kendisine

Yorum Yaz

Yandex.Metrica